Yerli ve milli üretimle küresel rekabete: Sarıyer Kola
- 18 Ağu
- 3 dakikada okunur
Oğuz Holding Ceo'su Enes Örer ile yerli ve milli sermayeyle üretilen Sarıyer Kola'nın küresel dev rakipleriyle mücadele edebilme seviyesine nasıl geldiğini konuştuk.

Girilmesi en zor alanlardan biri olan gazlı içecek sektörüne yüzde 100 yerli üretim olan Sarıyer Kola içecek sektöründeki tecrübesi, üretim gücü ve deneyimlenmiş tatlarının referansıyla güçlü bir giriş yaptı. Daha önce de yerli denemeler olan gazlı içecek sektöründe "yerli ve milli" üretimle kısa sürede sofralardaki yerini aldı. Türkiye'nin değerli markası Sarıyer Kola Ceo'su Enes Örer ile markanın gazlı içecek devler ligine girişi, Sarıyer Kola ve pek çok farklı içecek üretimi olan Oğuz Holding'in üretimdeki bağımsızlığı, yerli sermaye gücü ve sporla kurulan güçlü bağı konuştuk.
Oğuz Holding'in 1997 yılında Adana'da başlayan hikayesiyle giriş yapmak gerekirse, ilk günlerde nasıl bir vizyonla yola çıkıldı? Şirketin kuruluşunda temel motivasyon neydi?
Oğuz ailesi, tamamen üretim odaklı ve üretimin her bacağında kendi kendine yetebilen bir şirket oluşturarak, Türkiye’nin en büyük içecek üreticisi olma hayaliyle yola çıkıldı.
İlk üretimin meyve suyu ile başlaması ve bugün gazlı içeceklerden enerji içeceklerine, meyve sularından sporcu içeceklerine kadar geniş bir ürün portföyüne ulaşılması nasıl bir dönüşüm hikayesi?
Meyve suyu ile ilgili başlayan bir üretim, dediğimiz gibi Türkiye’nin en büyük içecek üreticisi olma yolunda içecekte bulunabilen alkolsüz su haricinde bütün içecekleri üretebilecek kapasitelerde yatırımlar yaparak, tüm ambalajlarda ürün portföyüne ulaşılması hikayesine dönüşen bu yolculuğumuz tamamen bir başarı yolculuğuna dönüştü ve bugünlere bizleri getirdi.
Sarıyer Kola'nın Oğuz Holding çatısı altında ortaya çıkış hikayesini sizden dinleyebilir miyiz? Bu markayı yaratma fikri nasıl doğdu?
Oğuz Holding meyve suyu, enerji içeceği ve soğuk çaydan sonra gazlı içecek kategorisine de Sarıyer Kola ile adım attı. Özellikle bu kategori içecek noktasında en zor kategori olarak bilinir. Çünkü, dünya devleriyle yarışmanız gerekir. Artık şirket olgunluğu buna eriştiğinden dolayı hem yatırımlarımızın gücü hem de üretim Ar-Ge’mizin gücü sayesinde artık devler ligine çıkma kararı alındığında Sarıyer Kola markası doğdu.
Oğuz Holding ve Sarıyer Kola'nın iletişiminde "yerli ve milli" vurgusu oldukça güçlü. Sizin için yerli ve milli bir marka olmak tam olarak ne ifade ediyor?
“Yerli ve milli” özellikle bu kavram aslında kendi kendine yetebilmeyi de ifade edebilmektedir. Bize pandemi şunu gösterdi; bir gün bütün kapılar kapanıp, “Kendi evinizde ne varsa -evi geniş olarak, ülkeniz olarak, topraklarınız olarak da yorumlayabilirsiniz- bununla yetineceksiniz” dendiğinde işte o kabiliyeti size sunan çok güçlü bir ifade oluyor.
Türkiye'de son derece rekabetçi bir kola pazarında yerli bir marka olarak konumlanmak nasıl bir strateji gerektirdi?
Burada stratejimiz aslında son derece çok basitti. Yüzde 100 yerli ve milli sermaye ile çıktığımız bu yolda, bu topraklardan kazandığımızı yine bu toprağa yatırma kararlarımızla birlikte en iyi ürünü, en uygun ve ulaşılabilir fiyata son tüketiciyle buluşturma gayesiyle yola çıkıldı. Ve bu gaye ile tüm kanallarda müthiş çalışmalar sergilendi. Bu stratejimiz de bize başarıyı getirdi.
Sarıyer Kola'yı tüketicinin gözünde yalnızca alternatif bir kola markası olmaktan çıkarıp güçlü bir Türk markasına dönüştürmek için hangi adımları attınız?
Öncelikle hiçbir maliyetten kaçınmadık. Özellikle, rakiplerimiz tatlandırıcılı içecekler ile yollarına devam ederken, biz şekerli ürünlerde şeker kullanarak yolumuza devam ettik. Bu da son tüketicimizde kesinlikle tat algısı oluşturdu. Alternatif bir marka olmaktan çıkartıp geleneksel marka haline bizi getirdi.

Sarıyer Kola'nın Türk sporuna verdiği desteğin arkasında nasıl bir düşünce var? Spor ile yerli bir içecek markasının değerlerini nasıl ortak bir noktada buluşturuyorsunuz?
Oğuz Holding olarak Türk sporuna, Türk futboluna çok ciddi katma değerler sağlayan Black Bruin enerji içeceğimiz vardı. Sarıyer Kola’nın çıkışıyla da birlikte bunu da Türk sporuyla, Türk futboluyla, Türk takımlarıyla yerli ve milli bir markayı ortak bir potada buluşturarak hem taraftara hem son tüketiciye hitap eden çok güzel organizasyonlar yaptık. Bu da tüketicide çok ciddi karşılıklar buldu. Bu iş birliklerinin devamını bekliyoruz.
Futbolun yanı sıra kadın sporuna yönelik sponsorluklarınız da dikkat çekiyor. Kadın sporcuların desteklenmesini neden önemsiyorsunuz?
Sadece kadın sporcuları değil özellikle “kadın desteklenmesi”ni biz şiar olarak kendimize edinmiş durumdayız. Çünkü, kadınlar gelişirse onların yetiştirdiği nesiller gelişir, o nesiller yetişirse ülkeler yetişir, ülkemiz yetişirse markalarımız yetişir, şirketlerimiz yetişir ve çok daha güçlü, müreffeh bir ülke haline gelebiliriz.
Biraz da sizden konuşalım. Kariyerinizin başlangıcındaki Enes Örer ile bugünkü Enes Örer arasında nasıl bir değişim görüyorsunuz?
Kariyerim boyunca sürekli öğrenmeye gayret ettim. İlk düsturum her zaman “çalışmak, çalışmak, çalışmak”tı Sakın Sabancı’nın dediği gibi. Bu çalışmalar da beni bugünlere taşıdı. Bugünkü Enes Örer’i aslında ‘daha çok öğrenmeye aç, daha çok çalışmaya hevesli’ olarak yorumlayabiliriz

Oğuz Holding'in bugün ulaştığı noktaya baktığınızda, kariyeriniz boyunca sizi en çok gururlandıran gelişme hangisi?
Göreve geldiğim ilk yılda biz yüzde 83 private label üreticisiydik. Yani dev şirketlerin markalarına üretim yaparken yüzde 17’lik pazar payımızla da kendi markalarımızla ilerliyorduk. Biz şimdi yine private labelda işlerimizi yürütürken, güçlü iş ortaklıkları oluştururken marka payımızı yüzde 70’e çıkarmış, private labelı yüzde 30 seviyelerinde bırakmış ve şirketimizi 10 kat büyütmüş bir noktadayız. Bu başarı her şeyden değerliydi.
Son olarak, bugün Sarıyer Kola'yı eline alan bir tüketicinin markayla ilgili hangi duyguyu yaşamasını istiyorsunuz?
Sarıyer Kola’yı eline alan bir tüketiciden tek duymak istediğimiz şey “Biri çıktı ve en kalitelisini tüm dünya markalarından daha lezzetli olarak bizlere sundu. Yüzde 100 yerli ve milli bir marka sonunda bunu başardı” dedirtebilmektir.




Yorumlar