top of page

Restoranların gerçek ihtiyaçlarından doğan marka: GoPOS

28 Eyl
7 dakikada okunur

GoPOS Firma Yetkili Şahap Gezer ile firmanın kuruluşundan günümüze kadar geçen süreci, sektöre katkıları ve gelecek planlarına dair konuştuk.


Restoranların gerçek ihtiyaçlarından doğan marka: GoPOS

Birçok alandaki yenilikler ihtiyaçlar ve bu ihtiyaçların doğru tespiti üzerine olmuştur. İhtiyaçları doğeru tespit ettikten sonra da çözüm yolları için hareket geçek gerekir.


Hizmet sektöründe yer alan restoran ve kafelerde de dışarıdan görülen eksiklikler olsa da bir de işin arka planında görünmeyen sorunları vardır. Tam da bu noktada işin mutfağından yetişen GoPOS Firma Yetkilisi Şahap Gezer, yılların verdiği deneyim ve gözlemler ile sektörün gerçek sorunlarına çözüm bulmak amacıyla yola çıktı. Gezer, GoPOS markasıyla sektörün sorunlarına sunduğu çözümleri, bu süreçte marka olarak yaşadıkları gelişimi anlattı.


GoPOS'un ortaya çıkışına giden süreç nasıl başladı? Restoran ve kafe sektöründe hangi problemi görerek böyle bir yazılım geliştirmeye karar verdiniz?


GoPOS'un hikâyesi bir yazılım fikriyle değil, restoranın içinde yaşanan gerçek sorunlarla başladı.


Uzun yıllar restoranlarda çalıştım, ardından kendi restoranımı işletmeye başladım. İşletmecilik yaptığım dönemde, sektörde yaşanan birçok problemi doğrudan kendim deneyimledim. Siparişlerin unutulduğu, hiç yazılmadığı ya da yanlış yazıldığı durumlarla karşılaşıyorduk. Hesapların kâğıt üzerinde tutulması da ayrıca birçok probleme neden oluyordu.


Özellikle salon ile mutfak arasındaki iletişim önemli bir problemdi. Garsonun yazdığı siparişi aşçı okuyamıyor, yanlış ürün hazırlanabiliyor veya sipariş mutfağa zamanında ulaşmayabiliyordu. Sonrasında müşteri "Siparişim neden hâlâ gelmedi?" diye soruyor, mutfak ise "Bu sipariş bize daha yeni geldi" diyebiliyordu. Aslında herkes işini yapmaya çalışıyordu ama sistem olmadığı için süreç içinde kopukluklar yaşanıyordu. 


Ben de işletmeci olarak bu sorunların sadece çalışanların dikkatinden kaynaklanmadığını, doğru bir sistemle büyük ölçüde önlenebileceğini gördüm. 


O dönemde piyasadaki çözümleri araştırdığımda ise restoranın gerçek çalışma düzenini yeterince karşılamayan, pahalı ve çoğunlukla belirli cihazlara bağımlı sistemlerle karşılaştım. 

Bunun üzerine "Benim aradığım sistem yoksa, kendim geliştirebilirim" düşüncesiyle yola çıktım. 


GoPOS'un temelinde bu var: Restoranı ofisten değil; mutfağın içinden, yoğun servis saatlerinden ve işletmecinin gözünden anlayarak bir sistem geliştirmek. 


Bugün GoPOS; masa ve paket servis yönetiminden online yemek platformu entegrasyonlarına, mutfak ekranlarından QR menü ve sipariş takibine, stok ve gider yönetiminden kendi kurye uygulamamız GoKurye'ye kadar restoranın tüm operasyonunu tek bir sistemde topluyor. 


GoPOS'u kurduğunuz dönemde restoran otomasyon sektörünün ihtiyaçları nasıldı? O gün gördüğünüz hangi eksiklikler bugün hâlâ çözülmeye devam ediyor? 


GoPOS'u kurduğumuz dönemde restoran otomasyonlarının temel amacı; siparişi doğru almak, mutfağa iletmek ve hesabı doğru kapatmaktı.


Ancak bunu yapmak bile işletmeler için ciddi bir yatırım gerektiriyordu. Yerel sunucular, kablolu ağ altyapıları, özel terminaller ve teknik kurulumlar gerekiyordu. Küçük ve orta ölçekli işletmeler için otomasyon sistemleri ulaşılması zor çözümler olabiliyordu. 


O dönemde online yemek platformları da bugünkü kadar hayatımızın içinde değildi. Paket servis çoğunlukla telefon ve sabit hatlar üzerinden yürütülüyordu. 


Bugün teknoloji çok değişti ama bazı temel problemler hâlâ devam ediyor. Bunların başında sistemlerin birbirinden kopuk olması geliyor. 


Bir işletmede adisyon için ayrı, QR menü için ayrı, online siparişler için ayrı, paket servis için ayrı sistemler kullanılabiliyor. Bizim yaklaşımımız ise bütün bu süreçleri tek bir çatı altında birleştirmek. 


Bunun yanında stok, maliyet, işletme kontrolü ve işletme sahibinin veriye hızlı ulaşabilmesi de bugün hâlâ geliştirilmesi gereken alanlar. 


Teknoloji değişiyor ama işletmecinin temel ihtiyacı değişmiyor: İşini daha kolay, daha kontrollü ve daha verimli yönetebilmek.

 

GoPOS'un bugün geldiği noktaya baktığınızda, kuruluş aşamasında aldığınız hangi kararın en fazla etkisi olduğunu düşünüyorsunuz? 


Geriye dönüp baktığımda en önemli kararımızın, GoPOS'u sadece bir yazılım olarak değil, restoranın gerçek çalışma düzeninin bir parçası olarak tasarlamak olduğunu düşünüyorum. 

Çünkü ben bu problemleri teoride öğrenmedim. Restoranda çalışan olarak da işletmeci olarak da yaşadım. 


Her özelliği geliştirirken hep aynı soruyu soruyoruz: "Bu özellik yoğun bir servis sırasında çalışan kişinin işini gerçekten kolaylaştıracak mı?" 


Bunun yanında erken dönemde bulut tabanlı ve farklı cihazlarda çalışabilen bir yapıya yönelmemiz de önemli bir karardı.

 

Bugün GoPOS'un web, masaüstü, iOS ve Android üzerinde çalışabilmesi; işletmelerin farklı operasyonlarını tek bir sistem üzerinden yönetebilmesi ve farklı platformlarla entegre olabilmesi bu yaklaşımın sonucu. 


Bizim için teknoloji hiçbir zaman tek başına amaç olmadı. Teknolojiyi restoran işletmecisinin işini kolaylaştıran bir araç olarak gördük. 


Sizi yazılım ve teknoloji sektörüne yönlendiren ilk adım ne oldu? 


Beni yazılıma yönlendiren şey bir kariyer planı değil, yaşadığım bir ihtiyaçtı. 


Restoran işletmeciliği yaptığım dönemde karşılaştığım problemlere çözüm arıyordum. Piyasadaki sistemleri incelediğimde aradığım çözümü tam olarak bulamadım. 


Bir işletmeci olarak "Benim ihtiyacımı karşılayan bir sistem neden olmasın?" diye düşünmeye başladım. 


İlk adım böyle atıldı. Önce restoranın problemlerini çözmek için başladığım bu süreç, zaman içinde yazılım geliştirmeye ve daha sonra GoPOS'un ortaya çıkmasına dönüştü.

 

Bugün geldiğimiz noktada hâlâ aynı düşünceyle hareket ediyoruz: Önce problemi görüyoruz, sonra teknolojiyle nasıl çözebileceğimizi düşünüyoruz. 


GoPOS'tan önceki mesleki deneyimleriniz, bugün geliştirdiğiniz ürünlerin bakış açısını nasıl şekillendirdi? 


Restoranlarda hem çalışan hem de işletmeci olarak bulunmuş olmak, GoPOS'un bakış açısını doğrudan şekillendirdi. 


Çalışan tarafında yoğun bir servis sırasında bir garsonun ne kadar hızlı hareket etmek zorunda olduğunu gördüm. Bir siparişin birkaç saniye içinde alınması, doğru şekilde mutfağa iletilmesi ve doğru hazırlanması gerekiyor. 


İşletmeci tarafında ise işin başka bir boyutunu gördüm. Satış, gider, stok, personel, kasa ve müşteri memnuniyeti gibi birçok konuyu aynı anda takip etmek zorundasınız. 


Bu nedenle GoPOS'taki birçok özelliğin arkasında doğrudan yaşanmış bir problem var. 

Örneğin siparişin mutfağa doğrudan ve okunabilir şekilde iletilmesi, iade ve ikram gibi işlemlerin kayıt altında tutulması, stokların satışla birlikte takip edilmesi veya işletme sahibinin raporlarına istediği yerden ulaşabilmesi... 


Bunların tamamı sahada karşılaştığımız ihtiyaçlardan ortaya çıktı.

 

Restoran ve kafe işletmelerinde teknoloji kullanımının son 10 yıldaki dönüşümünü nasıl değerlendiriyorsunuz? 


Son 10 yılda restoran sektöründe çok büyük bir dönüşüm yaşandı. 


Eskiden restoran otomasyonu denildiğinde daha çok masa, adisyon ve kasa yönetimi akla geliyordu. Bugün ise restoranın neredeyse bütün operasyonu teknolojiyle bağlantılı hale geldi. 


Önce kâğıttan dijitale geçiş yaşandı. Ardından online yemek platformları hayatımıza girdi ve restoranlar aynı anda birden fazla satış kanalını yönetmeye başladı. 


Daha sonra mobil cihazlar ve bulut teknolojileri devreye girdi. İşletme sahibi artık sadece restoranın içindeki bilgisayardan değil, telefonundan veya tabletinden de işletmesini takip edebilir hale geldi. 


QR menüler, paket servis sistemleri, kurye uygulamaları, e-Adisyon, yeni nesil ÖKC sistemleri ve farklı entegrasyonlar da bu dönüşümün parçaları oldu. 


Şimdi ise yapay zekâ dönemine giriyoruz. 


Artık yazılımın sadece kayıt tutmasını değil, işletmecinin verisini analiz etmesini, ona bilgi vermesini ve gelecekte bazı problemleri önceden fark edebilmesini bekliyoruz. 


Önümüzdeki dönemin en önemli dönüşümünün burada olacağını düşünüyorum. Biz de GoPOS olarak bu dönüşümün her aşamasında ürünümüzü yeniden şekillendirdik ve şekillendirmeye devam ediyoruz. 


Restoran işletmecileri teknoloji yatırımı yaparken en fazla hangi hataları yapıyor?

 

Bence en büyük hata, yalnızca fiyat üzerinden karar vermek. 


Bir restoran otomasyonu sadece satın alınan bir program değil. İşletmenin günlük operasyonunun merkezinde yer alan bir sistem. Bu nedenle fiyatın yanında kullanım kolaylığına, teknik desteğe, güncellemelere, entegrasyonlara ve sistemin gelecekteki ihtiyaçlara cevap verip veremeyeceğine de bakmak gerekiyor. 


Bir diğer önemli hata, işletmenin bütün ihtiyaçlarını farklı sistemlere bölmek. 


Adisyon başka yerde, QR menü başka yerde, online siparişler farklı tabletlerde, kurye başka bir uygulamada olduğunda işletmecinin bütün resmi görmesi zorlaşıyor. 


Mevzuat uyumu da çoğu zaman göz ardı ediliyor. E-Adisyon ve ÖKC uyumu olmayan bir sistemle başlayıp sonradan ek çözümler aramak, hem ek maliyet hem de yasal risk anlamına geliyor. 


Ayrıca işletmelerin önemli bir bölümü sahip oldukları veriyi yeterince kullanmıyor. 


Bir işletmecinin elinde hangi ürünün ne kadar sattığı, hangi saatlerde yoğunluk olduğu, hangi personelin ne kadar satış yaptığı ve giderlerin nereye gittiği gibi çok değerli bilgiler bulunuyor. Önemli olan bu veriyi sadece görmek değil, doğru karar vermek için kullanabilmek. 


GoPOS'un restoran ve kafe sektöründe değiştirdiğini düşündüğünüz en önemli alışkanlık nedir? 


Bence en önemli değişim, kâğıda ve hafızaya dayalı yönetimden, kayıtlı ve anlık yönetime geçiş. 


Eskiden işletme sahibi birçok şeyi personelden öğrenmek veya gün sonunda kontrol etmek zorundaydı. 


Bugün ise satıştan iadeye, ikramdan fiyat değişikliğine, stoktan giderlere kadar birçok işlem sistem üzerinde kayıt altında ve hassas işlemler yapıldığı anda yetkili kişiye bildiriliyor. 

Bu durum işletme sahibinin işletmesine bakışını da değiştiriyor. 


Artık "Bugün işler nasıl?" sorusunun cevabı sadece tahmine veya hissiyata dayanmıyor. Raporlara bakarak ne olduğunu görebiliyorsunuz. 


Teknolojinin restoran sektörüne yaptığı en önemli katkılardan biri de bu: İşletmecinin kararlarını daha fazla veriye dayandırabilmesi. 


GoPOS'un bulut tabanlı yapısı, klasik restoran otomasyonlarından hangi açılardan ayrılıyor? 


Klasik restoran otomasyonlarında sistem çoğunlukla işletmenin içindeki belirli bilgisayarlara ve yerel altyapıya bağlıydı. 


Bulut tabanlı yapının en önemli avantajı, işletmecinin sisteme tek bir cihaza bağımlı olmadan ulaşabilmesi. 


GoPOS bugün web, masaüstü, iOS ve Android üzerinde çalışıyor. İşletmeci telefonundan, tabletinden veya bilgisayarından sistemine ulaşabiliyor. 


Bir diğer önemli avantaj da güncellemeler. 


Yeni bir özellik geliştirdiğimizde bunu tek tek işletmelere kurulum yaparak ulaştırmak yerine merkezi olarak sisteme sunabiliyoruz. 


Veri güvenliği de önemli bir fark. Veriler işletmedeki tek bir bilgisayarda değil, yedekli sunucu altyapımızda korunuyor; bir cihazın bozulması veri kaybı anlamına gelmiyor. 


Aynı şekilde online yemek platformları, kurye sistemleri, QR menü, ödeme sistemleri ve diğer entegrasyonlar da bulut altyapısı sayesinde birbirleriyle iletişim kurabiliyor. 


Kısacası bizim için bulut sadece verinin başka bir yerde tutulması değil. İşletmenin bütün operasyonlarının birbiriyle bağlantılı çalışmasını sağlayan altyapı. 


GoPOS'un bugünkü noktasına geldiğinizde geriye dönüp "İyi ki bu işe girmişim" dediğiniz an hangisiydi? 


Bunu tek bir anla ifade etmek benim için zor. 


Çünkü yıllar içinde birçok dönüm noktası yaşadık. İlk müşterilerimizin sistemi kullanmaya başlaması, bugün binlerce kullanıcıya ulaşmamız ve zaman içinde ekibimizin büyümesi bizim için önemli anlar oldu. 


Ama benim için en anlamlı taraf, yıllar önce kendi restoranımda yaşadığım problemlerin bugün başka işletmelerde yaşanmasını engelleyebildiğimizi görmek. 


Bir işletmecinin bize "Bu sistem sayesinde işim kolaylaştı" demesi, aslında yıllar önce neden bu işe başladığımızı tekrar hatırlatıyor. 


Teknoloji sürekli değişiyor. Yapay zekâ gibi yeni teknolojiler ortaya çıkıyor. Ancak restoran sektörünün teknolojiye olan ihtiyacının azalmadığını, tam tersine arttığını görmek de bize doğru bir alanda çalıştığımızı gösteriyor. 


Restoranların gerçek ihtiyaçlarından doğan marka: GoPOS

Geçtiğimiz günlerde 6. Uluslararası Elmas Ödülleri'nde Yılın İnovatif POS Yazılım Çözümleri Markası ödülünü kazandınız. Çalışmalarınızın karşılığını ödüller ile taçlandırmak size neler hissettirdi ve bundan sonrası için nasıl bir motivasyon etkisi olacak? 


Bu ödül bizim için gerçekten çok anlamlı. 


Yaklaşık 10 yıllık bir emeğin, sürekli geliştirdiğimiz bir ürünün ve yıllar içinde bizimle birlikte ilerleyen bir ekibin takdir edilmesi büyük bir mutluluk. 


GoPOS'un ilk günlerinde bu yolculuğa tek başıma başladım. Bugün yaklaşık 20 kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Dolayısıyla bu ödülü sadece benim veya markanın değil, GoPOS'un gelişiminde emeği olan bütün ekibin başarısı olarak görüyorum. 


Aynı zamanda bize güvenen müşterilerimizin de bu başarıda çok büyük payı var. Çünkü GoPOS bugün sahip olduğu özelliklerin önemli bir bölümünü doğrudan sahadan gelen ihtiyaçlar ve geri bildirimler sayesinde geliştirdi. 


"İnovatif POS Yazılım Çözümleri Markası" ödülünü almak bizim için ayrıca anlamlı. Çünkü kuruluşumuzdan beri amacımız yalnızca klasik bir adisyon programı geliştirmek olmadı.

Online platformlardan gelen siparişlerin stoktan anlık düşmesi, kurye süreçlerinin GoKurye ile uçtan uca yönetilmesi, iade ve ikram gibi işlemlerin anında yetkiliye bildirilmesi ve yapay zekâ destekli ürün ve rapor yönetimi gibi çözümlerle, restoran işletmecisinin karşılaştığı gerçek problemleri teknolojiyle çözmeye çalıştık. 


Bu ödülü bir varış noktası olarak görmüyoruz. Aksine, bundan sonrası için sorumluluğumuzu artırıyor. 


Önümüzdeki dönemde yapay zekâyı GoPOS'un daha fazla alanında kullanmak, işletmecilere yalnızca geçmişi gösteren değil, geleceğe yönelik öneriler sunabilen bir sistem geliştirmek ve GoPOS'u farklı ülkelerdeki işletmelerle buluşturmak istiyoruz. 


Bizim için en önemli hedef, teknolojiyi işletmecinin hayatını gerçekten kolaylaştıran bir araç olarak geliştirmeye devam etmek. 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page