top of page

Buket FİTOZ

6 gün önce
4 dakikada okunur

Kosova'da yatırım: Geleceği daha önce görmüş olmak


Buket FİTOZ

Türkiye'nin 15 yıl öncesi, bugünün teknolojisiyle buluşursa ne olur?


Bir zaman makinesine bindiğinizi düşünün. Türkiye'nin 15 yıl öncesine gidiyorsunuz. Ama akıllı telefonunuz, internetiniz, modern kafeleriniz ve bugünün teknolojisi sizinle geliyor.


Yıllarca perakende, satış, pazarlama ve iş geliştirme alanlarında çalıştıktan sonra bugün Kosova'nın başkenti Priştine'de, farklı bir pazarın dinamiklerini bizzat deneyimliyorum.

Ve kendime sürekli aynı soruyu soruyorum:


Bir iş modelinin nasıl büyüdüğünü, nerede hata yaptığını ve hangilerinin başarılı olduğunu daha önce gördüyseniz, aynı yolculuğun henüz başındaki bir pazara nasıl bakarsınız?


Birçok sektör için henüz başlangıç çizgisi

Türkiye'de Yemeksepeti, Getir ve Trendyol gibi platformlarla gelişen geniş bir dijital ticaret ekosistemi var. Kosova'da ise özellikle hızlı teslimat alanında çok daha az sayıda güçlü oyuncunun öne çıktığını gözlemliyorum.


Üstelik fırsat yalnızca dijital platformlarda değil. Perakendeye nitelikli personel sağlayan organizasyonlar, bağımsız stok sayım şirketleri, üretim ve kalite denetimi, kiralama hizmetleri, Real estate , inşaat ,  lojistik, kurye hizmetleri ve konaklama çözümleri...


Türkiye'de artık olağan kabul ettiğimiz birçok hizmetin burada henüz gelişme alanı olduğunu görüyorum.


Sanki bir iş modelinin gelecek on yılını daha önce izlemişsiniz de şimdi ilk bölümüne yeniden başlamışsınız gibi.


Küçük bir ülke, büyük bir ticaret ağı

Kosova'yı yalnızca yaklaşık 1,58 milyonluk nüfusuyla değerlendirmek yanıltıcı olabilir.

Çünkü ülkenin asıl dikkat çekici taraflarından biri, uluslararası ticaret bağlantıları.


Türkiye ile serbest ticaret anlaşması, Balkan ülkeleriyle CEFTA, Avrupa Birliği ile ticari düzenlemeler ve 2026'da yürürlüğe giren EFTA anlaşması...


Bunlara ABD menşeli ürünlere uygulanan gümrük vergisi muafiyetini de ekleyin.


Ortaya küçük bir iç pazardan daha geniş bir coğrafyaya ulaşma potansiyeli çıkıyor.


Kosova'nın ticari avantajları — hap bilgiler


  • Yüzde 10 kurumlar vergisi: Genel olarak vergilendirilebilir şirket kârı üzerinden.


  • Yüzde 3 veya yüzde 9 küçük işletme vergisi: Uygun şirketlerde yıllık 30.000 €'ya kadar brüt hasılat üzerinden; ticaret ve taşımacılıkta yüzde 3, hizmetlerde yüzde 9.


  • Yüzde 8 ve yüzde 18 KDV: Temel gıdalar, belirli sağlık ürünleri, su ve elektrik gibi kalemlerde indirimli oran.


  • ABD menşeli ürünlerde yüzde 0 gümrük: Ağustos 2025'ten itibaren, menşe koşullarını sağlayan ithalatta.


  • Türkiye ile tercihli ticaret: Anlaşma kapsamındaki sanayi ürünlerinde gümrük avantajları.


  • Balkan pazarlarına erişim: CEFTA kapsamında uygun menşeli birçok üründe gümrüksüz ticaret.


  • Avrupa bağlantısı: AB ile tercihli ticaret ve uygun ürünlerde EUR.1 menşe belgesi kullanımı.


  • Yeni EFTA anlaşması: İsviçre, Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn ile yeni ticari olanaklar.


  • Euro kullanımı: Uluslararası fiyatlama ve finansal planlamada pratik kolaylık.


Elbette sıfır gümrük vergisi, sıfır ithalat maliyeti anlamına gelmiyor. KDV, ürün sınıflandırması, menşe ve lojistik giderleri ayrıca hesaplanmalı.


Türkiye–Kosova ilişkisinde pek bilinmeyen avantajlar

Türkiye ile Kosova arasındaki serbest ticaret anlaşması 2019'dan beri yürürlükte.


Sanayi ürünlerinde kademeli gümrük indirimi ve tarımda yaklaşık 850 ürün kalemini kapsayan karşılıklı tavizler bulunuyor.


İki ülke arasında çifte vergilendirmeyi önleme ve yatırımların karşılıklı korunmasına ilişkin anlaşmalar da mevcut.


Bu yapı; tekstil, mobilya, üretim, ticaret ve dağıtım alanlarında faaliyet gösteren Türk şirketleri açısından araştırılmaya değer fırsatlar yaratıyor.


Örneğin Türkiye'den ham madde temin edip Kosova'da üretim yapmak, ardından uygun menşe şartlarıyla Avrupa'ya ihracat planlamak mümkün bir iş modeli olabilir.


Ancak yalnızca Kosova üzerinden sevkiyat yapmak, bir ürüne otomatik olarak Kosova menşei kazandırmıyor.



Peki rakamların diğer tarafında ne var?


İşte burada biraz gerçekçi olmak gerekiyor. Kosova'nın 2025 yılı verilerine baktığımızda:



Bu rakamlar bize hem büyüme potansiyelini hem de pazarın sınırlarını gösteriyor. Üstelik mesele yalnızca alım gücü değil. 


Denize çıkışı olmayan bir ülkede lojistik maliyetlerini, sınırlı demiryolu altyapısını, nitelikli personel bulma zorluklarını ve mevzuatın uygulamadaki işleyişini de hesaba katmanız gerekiyor.


Avrupa Komisyonu'nun verilerine göre 2024'te istihdam oranı %38,6, işsizlik oranı %10,8. Buna rağmen iş dünyasının ihtiyaç duyduğu becerilerle mevcut işgücü arasında önemli uyumsuzluklar bulunuyor. Yani ortada hem iş arayan insanlar hem de doğru nitelikte çalışan bulmakta zorlanan işletmeler olabiliyor.



Bir pazarda hizmetin eksik olması, o hizmetin mutlaka kârlı olacağı anlamına gelmez.

Talep, fiyat, operasyon maliyeti ve sürdürülebilirlik birlikte değerlendirilmeli.



Bu rakamlara bir de dışarıdan bakalım.


Dolayısıyla GSYH'nin yüzde 17,3'üne karşılık gelen para transferleri, tek başına yabancı yatırımcıların Kosova'ya yöneldiğini kanıtlamıyor. Ama ülkenin yurt dışıyla güçlü ekonomik bağları olduğunu gösteriyor. 


Kosova'ya dışarıdan ilgi gerçekten artıyor mu?

2025 doğrudan yabancı yatırım dağılımı : Raiffeisen Bank Kosovo 2025 Yıllık Raporu ve Kosova 2026–2030 Göç Stratejisi taslağına dayanan veriler. Çalışma amaçlı oturum sayısı yenilemeleri de içeriyor. 



Yatırımın yaklaşık yüzde 70'inin gayrimenkule yönelmesi önemli bir ayrıntı. Yani yabancı sermaye artıyor, ancak üretim ve hizmet sektörlerine aynı ölçüde yayılmış değil. 2025 yılında Kosova'ya gelen doğrudan yabancı yatırımlar yaklaşık 1,1 milyar euroya ulaşırken, yurt dışından gelen kişisel para transferleri 1,4 milyar euroyu buldu. Aynı yıl yabancılara çalışma amacıyla verilen oturum izinlerinin sayısı 5.087'ye ulaştı.


Ama benim dikkatimi çeken asıl soru başka: 


Yabancı sermaye, işgücü ve yeni iş modelleri bir ülkeye yönelmeye başladığında, bu hareketliliğin ihtiyaç duyacağı hizmet altyapısını kim kuracak?


Konaklama, lojistik, personel temini, perakende operasyonları, bakım ve dağıtım hizmetleri...

Belki de asıl fırsat, ülkeye gelen yatırımlarda değil; o yatırımların arkasında oluşacak ihtiyaçları herkesten önce fark edebilmekte.


Bir de rakamlara sığmayan tarafı var

Geçen gün sular kesilmişti.  Elimde iki tane 10 litrelik su bidonuyla yürürken yoruldum. Bir bankta oturup dinlenmeye başladım.


Tanımadığım insanlar yardım teklif etti. Kadınlar, erkekler... Hiçbir beklenti olmadan.

Üstelik bunu yaşla veya başka bir nedenle açıklamaya çalışmayın. Burada gözlemlediğim şey, insanların birbirine yardım etme konusundaki doğal yaklaşımı.


Bir başka gün sürekli gittiğim kafedeki genç bir kadın bana kahve ısmarladı. “Sen misafirsin,” dedi.


Gülümsedim. Çünkü bazen bir ülkenin en kıymetli sermayesi ne vergi avantajıdır ne de ticaret anlaşmaları. İnsanlarıdır.


Masanın diğer tarafından bakınca...


Kosova benim için yalnızca yeni bir ülke değil. 


Bir iş modelinin doğuşunu, bir pazarın dönüşümünü ve girişimciliğin başlangıç noktasını yeniden gözlemleme fırsatı.


Elbette her eksiklik fırsat değildir. Her fırsat da başarılı bir yatırıma dönüşmez. Ama bazı ülkelerde geleceği tahmin etmeye çalışırsınız.


Bazılarında ise geleceğin bir benzerini daha önce yaşamışsınızdır.


Ben şu sıralar tam da böyle bir yerdeyim.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page