Buket FİTOZ
İnsanlar yeniyi sever

Son günlerde yine "yeni" olan şeyleri konuşuyoruz.
Yeni oluşumlar...
Yeni markalar...
Yeni fikirler...
İnsan doğası gereği yeniliğe ilgi duyar. Peki gerçekten yeni olanı mı severiz?
Yoksa bize yeni hissettirileni mi?
Pazarlamada yıllardır öğrendiğim en önemli gerçeklerden biri şudur:
“İnsanlar yeniyi sever”
Bu yüzden başarılı markalar sadece yeni ürün geliştirmez. Yenilik hissi oluşturur.
Yeni; umuttur.
Farklıdır.
Merak uyandırır.
Yeni bir başlangıç hissi verir.
Yeni bir deneyim vaat eder.
Mesela;
Aynı kahveyi farklı bir ambalajla yeniden sunabilirsiniz.
Aynı mağazayı yeni bir konseptle tekrar açabilirsiniz.
Aynı hizmeti farklı bir deneyime dönüştürebilirsiniz.
Aynı ürünü yeni bir koleksiyonun parçası gibi konumlandırabilirsiniz.
Çünkü çoğu zaman değişen ürün değildir. Algıdır.
Mesela Apple. Her yıl tamamen yeni bir telefon çıkarmıyor. Ama her lansmanda insanlara yeni bir deneyim hissi yaşatıyor.
Veya Zara. Aynı mağazaya insanlar neden tekrar tekrar gidiyor? Çünkü her hafta yeni bir şey göreceğini biliyor.
İşte buna yenilik beklentisi denir.
Pazarlamada en değerli şey yeni ürün değildir. Yenilik duygusudur.
Ama burada kritik bir denge vardır. İnsanlar yeniyi dener. Güvendiğini tekrar satın alır. Geçmişten deneyimlediği güveni bulmak ister, güven bağı da varsa o YENİ’nin SIRTI YERE GELMEZ.
İşte başarılı markalar da tam bu dengeyi kurar. Sürekli yenilik hissi yaratırlar. Ama özlerini değiştirmezler.
İnsanlar yeniyi fark eder. Güvendiğini tercih eder.
Başarılı markalar ise bu ikisini aynı anda sunmayı başarır.
O zaman NE MUTLU YENİ’yim ve GÜVENİLİRİM diyene ….




Yorumlar