top of page

Buket FİTOZ

4 Ağu
3 dakikada okunur

Bir şirketi kurmak bir gün sürer, kurumsallaştırmak yıllar


Buket FİTOZ

Bir tabela bir günde asılır. Bir kurum ise her gün yeniden inşa edilir.


Son zamanlarda yurt dışında şirket kuruluşlarıyla daha fazla ilgileniyorum. Şirketler birkaç gün içinde kuruluyor. Evraklar hazırlanıyor. Vergi numarası alınıyor. Faaliyet başlıyor. Ve çoğu zaman bana aynı soru soruluyor:


"Şirket ne kadar sürede kurulur?"


Ben ise hep aynı cevabı veriyorum

.

Bir şirket birkaç günde kurulur  Ama onu yaşatmak yıllar alır.


2018 yılında kendi şirketimi kurduğumda bir start-up girişimcisiydim. Üstelik aynı zamanda tam zamanlı çalışıyordum. Bu durumun bana iki farklı etkisi oldu. Bir yandan maaşım sayesinde şirketimin ilk yıllarındaki operasyonlarını finanse edebiliyor, neredeyse başa baş ilerleyebiliyordum. Diğer yandan ise şirketimin başında tam zamanlı duramıyor, büyümeyi istediğim hızda yönetemiyordum.


O günlerde hedefim çok büyük cirolar değildi. Her ay bir önceki aydan biraz daha iyi olmak...


Şirketi ayakta tutmak...


Ve sürekliliği sağlamaktı.


Bugün geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki… Asıl kurumsallaşma tam da burada başlıyormuş.


O yıllarda e-fatura sistemi yeni yeni hayatımıza giriyordu. Şirket yönetimi konusunda deneyimim yoktu. Kitaplar okuyordum. Araştırıyordum. Her gün yeni bir şey öğrenmeye çalışıyordum.


Ama bugün geriye dönüp baktığımda şirketime yaptığım en değerli yatırımın reklam değil...


Doğru mali müşaviri dinlemek  olduğunu söyleyebilirim.


Çünkü kurumsallaşma, çoğu zaman insanların görmediği yerlerde başlar.


Muhasebede...


Vergi takviminde...


Yasal yükümlülüklerde...


Düzenli takipte...


Bir şirketi ayakta tutan şey çoğu zaman vitrin değil, altyapıdır.


Şirket büyümeye başladığında ise bambaşka bir dönem başladı.


İlginçtir... Şirket kurduğunuz gün herkes size danışman oluyor.


"Call center kur."


"Influencer ile çalış."


"Mağaza aç."


"Daha kurumsal görün."


Bunları söyleyen insanların büyük bölümü hayatında hiç şirket kurmamıştı. Ama yine de neyi nasıl yapmanız gerektiğini çok iyi biliyorlardı.  İşte girişimciliğin en görünmeyen baskılarından biri de bu.


İnsanlar size fikir verir. Ama o fikirlerin maliyetini siz ödersiniz.


Ben de bu baskının etkisinde kaldığım zamanlar oldu. Sürekli aynı soruyla karşılaşıyordum:


"Fiziki Mağazan yok mu?" Bir süre sonra ben de mağaza açtım.


Corner denedim.


Stand denedim.


Depo kiraladım.


Personel aldım.


Bugün dönüp baktığımda şunu çok net söyleyebiliyorum.  Bu yatırımların önemli bir kısmını kendi stratejim için değil...


Başkalarının benden beklediği kurumsal görüntüyü oluşturmak için yapmışım.

Oysa ben en başından beri online ticaretin geleceğine inanıyordum. Planıma sadık kalsaydım...


O bütçenin çok daha büyük bölümünü işimi büyütmeye ayırabilir, bugün olduğum noktaya belki de daha erken ulaşabilirdim.


Bu bana çok önemli bir ders verdi.


Başkalarının beklentisi, sizin stratejinizin önüne geçmeye başladığında, büyüme yavaşlar.


Kurumsallaşmanın bir diğer zor tarafı ise insan yönetimiydi. Doğru ekip arkadaşını bulmak sandığımdan çok daha zordu. Kimi sadece maaşa odaklandı.  Kimi emeğin değerini anlayamadı.


Kimi yaptığı işin şirkete olan etkisini hiç düşünmedi.


Hırsızlık da gördüm.


Dikkatsizlik de...


Müşteri kaybı da yaşadım.


O kadar çok "boşa spor yapmama sebep olan" insan oldu ki...


Ama bugün dönüp baktığımda onlara kızmıyorum. Çünkü kurumsallaşmanın bir parçası da doğru insanı seçmeyi öğrenmekmiş. 


Bir girişimci için en büyük sınavlardan biri motivasyonunu koruyabilmektir.


Herkes başarı hikâyelerini konuşur. Ama kimse o başarının arkasındaki sessiz mücadeleyi anlatmaz.


İşte bu yüzden bugün girişimci olmak isteyen herkese tek bir tavsiye veriyorum. 


Şirketinizi en az iki yıl ayakta tutabilecek bir finansal plan yapın.


Çünkü motivasyon kırıcı olaylar mutlaka yaşanacak. Beklenmeyen giderler çıkacak. Yanlış yatırımlar olacak.  Yeni yön arayışları başlayacak. Eğer bunlarla birlikte bir de maddi baskı oluşursa... İşte o zaman doğru karar vermek çok daha zor hâle geliyor.


Ben de bu süreçte sürekli tek bir soruyu sordum. "Maliyetlerimi nasıl daha verimli yönetebilirim?"


Bu arayış beni yurt dışındaki şirket modellerini incelemeye yöneltti. Sadece maliyet avantajı sağlamakla kalmadım.  Danışmanlık hizmetleri vermeye başladım. Yeni gelir alanları oluşturdum. Şirketimi sadece büyütmeye değil... Sürdürülebilir kılmaya odaklandım.


Ve bugün hâlâ aynı şeyi yapıyorum. Her gün...  Bir önceki günden biraz daha iyi bir sistem kurmaya çalışıyorum. Çünkü artık biliyorum ki... Şirket kurmak gerçekten kolay.


Asıl mesele...


Onu yıllarca aynı kararlılıkla yaşatabilmek.


Masanın Diğer Tarafı Notu

Bir şirketi kurmak birkaç gün sürer.


Onu ayakta tutmak ise her gün yeniden doğru kararlar vermeyi gerektirir.


Çünkü gerçek kurumsallaşma; büyük ofislerde değil, küçük ama doğru adımların yıllarca istikrarla atılmasında saklıdır.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page